teşekkürler
başlığı bu olan bir yazı adettendir diye yazıldı sanmayın. en başından beri söylüyoruz, bizi en keyiflendiren şeyin çıktığımız yolda bize hep destek olan arkadaşlarımız olduğunu. bu yüzden teşekkürlerimizi sunmak isteriz kendilerine.
sena çevik. tasarımcımız. dombi’miz, kuzumuz. sakinliğine hayranız. markamızın duruşunu şekillendirdi. gerçi bitmedi, süreç hala devam ediyor. ne yapsın ki? biz sürekli yeni birşeyler istiyoruz. gerçi sena bunda da başarılı. tek yapması gereken bilgisayara doğru şunu söylemesi: “değiş tonton!”
burhan derdiyok, serpil aslan, melis tahiroğlu. gönüllü logo tasarımcılarımız. (gerçi melis hala göndermedi çalışmasını ya neyse artık
ileride arkadaşlarımızın bu logolarını paylaşacağız. bizim dosyalarımız arasında yitip gitmesin başkaları da görsün istiyoruz.
muzo berberoğlu. teknoloji danışmanımız. sanal alem uygulayıcımız. “do it yourself!” mottosunu kendine şiar edinmiş zat-ı muhterem, bize de aşıladı; ne güzel. özellikle websitemizin hazırlık aşamasında kendisini çıldırttık. sabırlar diliyoruz kendisine şimdiden ileride yapacağımız diğer işkenceler için.
ahmet demir. finansal danışmanımız. mali müşavirlerin hocası olarak anılırmış. bazen aynı dili konuşmadığımızı hissediyoruz ama finansal danışmanlarla aynı dili konuşabileniniz var mı ki aranızda?
ramazan. emlakçımız. aşık olduğumuz ofisimizi buldu. gerçi bulurken ofis katlarından birisini yolda kaybetti ama olsun.
mahmut erkman. ofisimizin mal sahibi. anlayışlı ve istanbul’da olmadığı için kontratı bir türlü imzalatamadığımız şahane insan. mahmut abi bekliyoruz yolunu dört gözle. şu kombinin yerini değiştirsen de doğalgazımız açılsa diyoruz.
sadife karataş kural. kuruluş sürecinde bize hukuksal danışmanlık verdi gönüllüce. hayır birşey değil metro çıkışında bile ayaküstü sorularımızı yanıtladı. insan bir avukattan daha ne ister?
alev yavuzcan. markamızın tescili ile uğraşıyor. araştırma ve hazırlık sürecinde seçtiğimiz isimleri bir bir eleyerek bizi için için kızdırdı. işini iyi yaptığı için saygımızı kazandı en önemlisi.
cem ergün. gönüllü danışmanımız. önce yarı zamanlı başlarım diye kendisi teklif etti. sonra ofisi gördü, vuruldu, tam zamanlıya çevirmeye karar verdi. pek anlayamadık. yakında üstüne para vereyim diye teklif ederse şaşırmayız.
kenan ofset. matbaa. kartlarımızı basamayan iki matbaadan sonra kenan zeybek’le tanıştık, bir ooohh çektik. galiba işler yoluna giriyor. ne zormuş bu iş yahu?
kerim göknel. isim bababımız. tam olarak ismimizi bulan kişi değil ama ismimizi bulmaya giden yolun kapısını açtığı için bu tanımı hak ediyor. hala kulaklarımızda çınlıyor bağırmaların kerim.
erim özşen. biz ona inandık. ama en güzeli o da bize inandı. hem projesi lokal anestezi hem de erim’in diğer projeleri için ortaklığa gitme kararını vermiştik daha ilk görüşmemizde. uzun ömürler dileriz hem erim’e hem de beraberliğimize.
foster’s ve efes pilsen ekibi. lokal anestezi projesini desteklemeye karar verdiler. daha şirketimiz kurulmadan bize olan inançlarını dile getirip işi onayladılar. hem beraberce gülmeyi hem de gelenleri güldürmeyi istiyoruz foster’s'ın güldürdüğü “lokal anestezi” ile.
babylon ve pozitif ekibi. ilk işimizde bize kolaylık sağladılar. bir kablosuz mikrofon daha verir misiniz desek çok mu yüzsüzlük yapmış oluruz acaba?
creosfer, pcr, cw, sodom şirketlerindekiler. ofis arkadaşlarımız. beraber çalışacağımız insanlar. ilerleyen zamanlarda beraber farklı iş modelleri ile gerçekleştirmek istediğimiz projeler var. heyecanlıyız.
ailelerimiz. biraz şaşırsalar da desteklerini esirgemediler bir an bile olsun. anne baba olmak böyle birşey galiba.
arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz. hep destek tam destek sloganını şiar edinenler.
bir de gaz verenler var. ama onlar ne yaptıklarının farkında değiller. sürekli uyarıyoruz “yapmayın, etmeyin” diye ama dinledikleri yok. olur da şımarırsak bütün suç onlarındır. isim vermeye gerek yok onlar kendilerini biliyor.
unuttuklarımız vardır kesin. hatırladıkça ekleriz onları da büyük bir keyifle.







